December 2009
88 posts
dünyanın en güzel kedileri bizimle yaşamaktan çok mutlu. neyse ki süper ince uzun cool çalışma masamda hem kocaman bilgisayarıma, hem kitaplarıma lambama hem de uyuyan kedilerime yetecek yer var.
1 tag
1 tag
1 tag
2 tags
all the assholes in the world and mine
– (via pukinonheavensdoor)
hep duymuştum, fakat o illetle tanışmadan önce okumak aklıma gelmemişti. acısız okunduğunda pek anlam ifade edeceğini de sanmıyorum (diyerek hipster burnu büyüklüğümü yaparım.) neyse ki o günler geride kaldı, ama şiir hala aklımda =)
1 tag
kundalini
enthusiasm ve taşikardi kelimelerinden sonra söylemeyi en sevdiğim üçüncü kelime.
gesellschaft für konsumforschung. almanları en yalın halleriyle seviyorum.
beğenmediğim birilerinin birşeylerimi beğenmesini...
in about 4 minutes, this faster than machinegun talking young man, made me cry tears of happiness.
how cool is that?
an idea worth spreading.
pixel me, pixel you
pixel artı neden çok seviyorum bilmiyorum. atari salonları bir neden olabilir, süper mario, space invaders, ya da ne bileyim.
şu güzelliğe bakar mısın?
bir de bunlar var: bir arkadaşım beni icon factorynin süper pixel yeteneklerini konuşturduğu ramp champ oyununu oynarken görüp “bunun grafikleri niye böyle kötü yaa” gibi bir yorumda bulunmuştu. =)
hynah:
öldüğümde beni kahve çekirdekleriyle gömün!
seni neyle gömücez biliyorum ben.
muamma:
bir kere cok hata yapmaya gor..ondan sonra her yaptiginin hata olmasindan olesiye korkuyorsun..acaba yine duser miyim demekten yuruyemez oluyorsun..hangisi daha kotu bilemedim..kipirdayamamak mi..yoksa dusmek mi..
1 tag
bu gece hiç bitmesin
sabaha yetiştirmeniz gereken bir işiniz varsa gecenin hiç bitmemesini istersiniz. yeni aşıkken sık sık, sonraları da arada bir istersiniz, gecenin hiç bitmemesini. bazen de kafanızı toplama işi sabaha yetişecek gibi gözükmez, o gece hiç bitmesin istersiniz. öldürücü bir hafta geçirmişsinizdir, götünüzü yere bir dakika koymamışsınızdır belki, o zaman istersiniz, gecenin hiç bitmemesini. bir gecede...
eskiden herşeyi fullscreen kullanmayı severdim tumblr, şimdi öyle bir dolu pencere olsun sağda solda, hiçbir pencere ekranın hiçbir kenarına değmesin, herşey havada asılı dursun istiyorum.
elbet vardır bir nedeni.
bir de son zamanlarda söyledim mi bilmiyorum, ama yeni desktobumu çok seviyorum =)
1 tag
note to self: always be aware, but don't react to everything.
answer to self: so awareness is an important matter indeed, so why are you always such a dick?
reply to self: don't you love the irony of public notes to self too?
kuru fasulye pilav kardeştir, salatalık turşusu kalleştir!
Yücel oruç reis firkateyninden bildiriyor:
-Rahatsızız! (Midem ve ben)
-Bunu oruç reis firkateyninden bildirmemin, elbet bir sebebi var! (ama nah anlarsın)
Şu “dış odaklar” ı birileri bana grafik yardımıyla anlatabilir mi?
sevgili tumblr. kısaca söylemek gerekirse cocuklugumdan itibaren hayatımda pek yetişkin olmadı. william goldingin o garip adası var ya, onun gibi bir çevrede yetiştim. bunun da bana minimum advers etki ile (bencillik gibi) çok büyük olumlu şeyler kazandırdığına inanıyorum.
bahsettiğim bu durumdan ötürü buyuklerle iletişim kurmakta da büyük zorluklar çekiyorum. bilirsiniz, anneniz, babanız,...
biliyor musunuz bilmiyorum. bikini kasabası uzun bir süredir bildiginiz bikini kasabasından daha... küçük.
p: squidword oyuncağı! squidword oyuncağı!
s: hayır patrick o bir oyuncak değil, deniz kızı adamın kemeriyle onu yanlışlıkla küçülttüm!
p: squidword oyuncağı!
s: patriiick! Şimdi ne olucak? Squidword sozsuza kadar böyle yaşayamaz!
p: üzülme spongebob, o da sonunda gerçek aşkı bulacaktır, sadece boyuna uygun biri olması lazım, mesela bu salatalık turşusu.
İlk beyazlar beni çekici mi gösteriyor, yaşlı mı?
Haklisin Kezban abla ben de bir provokasyon seziyorum. Sesinizi filan çok sevdim ablacim. Tanışmak isterdim doğrusu.
Borgeneralimizin konuşmasını boruç reis fırkateiyynninde yapmış olmasının anlamı ne? Dıdış dıdış! Peki ben bu yazıyı neden tuvalette yazıyorum? Bödöf bödöf!
Üzgünüm yoldaşlarım, onkadar basiretli değilim, açıkliyiciğim:
Bıdış bıdış: çünkü yolumuz, bok yoludur,
yoldaşlar!